bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort
istanbul escort istanbul escortları ataköy escort şirinevler escort ümraniye escort beylikdüzü escort
sakarya escort kocaeli escort escort bayan bodrum bodrum bayan escort
canlıbahis
porno film izle porno hd sex türkçe porno izle türbanlı porno izle
Bugun...
Bizi izleyin:


RAMAZAN TOPCAN


Facebookta Paylaş









DOĞRULUK; ELEST BEZMİ’NDE HAKK’A VERİLEN SÖZE VEFALI OLMAKTIR
Tarih: 29-01-2018 11:01:00 Güncelleme: 29-01-2018 11:04:00


Doğruluk, Allah'ın emirlerine ve koyduğu kurallara uygun yaşamaktır. Doğruluk, Doğruluk, insanın; sözde, fiilde, iradede, düşüncede, niyette ve inançta haktan yana olmasıdır. Doğruluk, bütün iyi ve güzel şeylerin temelidir. Peygamberliğin dayanağı, takvanın meyvesidir. Doğruluk, nefsin kötü yönlerini güzelleştirerek insanı manevî hastalıkların en büyüğü olan yalandan kurtarır. Doğruluk, nefsin aşırı isteklerinden, şehvetten kurtarır, kalbi temizler. Doğruluk, insanın nefsiyle olan mücadelesine sadakatle devam etmesini sağlar. Haramlardan uzaklaştırır. Bu sayede insan gerçek imanın zevkini tatmaya başlar. Doğruluktan, dürüstlükten uzaklaşmanın dinî hayatımız için ne büyük bir tehlike teşkil ettiğini Efendimiz (s.a.v.) şöyle dile getirmektedir: “Münafığın alâmeti üçtür: Konuştuğu zaman yalan söyler, söz verdiğinde sözünden döner, kendisine bir emanet bırakıldığında emanete hıyanet eder.” Evet, içi dışına, sözü işine uymamak, nifak alametidir. Nifakın temeli ise yalandır.

Doğruluk ve dürüstlük, ahlâkın en büyük alâmetidir. Doğruluk, bütün ahlakî özelliklerin kendisinde toplandığı ve yüksek derecelerin kaynağı olan yüce bir ahlâktır. Sözümüz özümüze, özümüz işimize uygun olmadıkça, görünüşteki iyiliklerimiz ne dinî ne de ahlâkî hiç bir değer taşımaz. Yalan dolanla iş çevirenler, işlerine sahtekârlık katanlar, bir anlık kazandım zannedenler yarın kaybedenlerden olacaktır. 

Doğrulukta izzet ve şeref vardır. Doğrulukta, mutluluk ve huzur vardır. Doğruluk, insanlar arası ilişkilerde olduğu kadar sosyal cemiyet hayatının huzur ve güvenini sağlamada da en temel ahlakî değerlerdendir. 

Doğruluk, toplumda dostluk, kardeşlik, sevgi ve saygı gibi çok güzel erdemler ve hasletler ortaya çıkarır. Bundan dolayıdır ki, Yüce Dinimiz İslam, doğruluğu, insanı olgunlaştıran bir değer olarak kabul etmiş ve “Emr olunduğun gibi dosdoğru ol” ayet-i kerimesiyle Peygamber (s.a.v.) Efendimizin şahsında bütün Müslümanlara hitap ederek, inanç, söz ve davranışlarda doğruluktan ayrılmamayı emretmiştir. 
Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz de Camiussağir’de yer alan Hz. Übade bin Samit (r.a.)’in rivayet ettiği bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuşlardır: 
Şu altı şeyi devamlı yapacağınıza dair bana söz verin, ben de Cennete gireceğinize kefil olayım:

(1) Konuştuğunuzda doğru söyleyin. 

(2) Söz verdiğinizde sözünüzde durun. 
(3) Size güvenildiğinde sû-i istimal etmeyin. 
(4) Namusunuzu koruyun. 
(5) Gözlerinizi haramdan sakının. 
(6) Haramın her türlüsünden çekinin.

Unutmayalım ki Yüce Dinimiz, bize sadece namazda doğru olmayı emretmez. Sosyal cemiyet hayatında da doğru olmak zorundayız. Üç kuruşluk menfaat uğruna onur ve şahsiyetimizi zedeleyen davranışlardan uzak kalmak zorundayız. Doğruluk, Peygamber'lerin ahlakıdır. Diğer peygamberler gibi Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimizin en önemli vasıflarından biri doğruluk üzere olmasıydı.
Doğruluğu konu edinen birçok hadis-i şerif vardır. Ben burada bu hadis-i şeriflerden bir demet takdim etmek istiyorum:

“Şüphesiz, doğruluk (insanı) iyiliğe, iyilik de cennete götürür. Kişi devamlı doğru söyler ve doğruluktan ayrılmazsa Allah katında 'doğru/sıddîk' olarak tescillenir.” 
“Tehlikeyi doğrulukta görseniz de, doğruluğu araştırınız; zira kurtuluş ancak ondadır.” 
“Dört şey sende olduktan sonra dünyadaki kaybından sana bir zarar gelmez: Emaneti korumak, doğru söylemek, güzel ahlâk ve helâl lokma.”

Doğruluğun karşıtı olan yalan ise, insanı cehenneme sürükleyen bir günahtır. Yalan söylemek, yeryüzündeki en çirkin davranıştır. Yalancılık ise kötü bir huy ve münafıklık belirtisidir. Mü’min, her hatayı işleyebilir ancak, hainlik yapamaz, yalan söyleyemez ve yalan ile iş yapmaz. Yalan, kişinin kendisine karşı saygısını yok eden, korkunç bir manevî kişilik bozukluğudur. Yalan, insanı iki cihanda alçaltan ve utandıran kötü bir sözdür. Yalan söz, onurlu yaşam felsefesinden uzaklaşmak demektir. Ashab-ı Kiramdan bir zat, Resulullah Efendimize gelip: “Ya Resulellah! Bana İslâmi öylesine tanıt ki, onu bir daha senden başkasına sormaya ihtiyaç hissetmeyeyim, dedi. Resulullah (s.a.v.): “Allah'a inandım de, sonra da dosdoğru ol.” Buyurarak dinimizde iman ve doğruluğun ne büyük bir öneme haiz olduğunu açıkça ifade buyurmuşlardır.

Doğru sözlü insanlar, toplumda güzel sedalar bırakan, hayırla yâd edilen ve sosyal hayatta kendisine güvenilen kişiler oldukları gibi ahirette de, Allah’ın sevdiği muttaki Mü’minlerle beraber haşr olacaklardır. O halde, Müslümanlar olarak aleyhimize olsa dahi, doğruluk kervanından hiçbir zaman ayrılmayalım. Peygamberlerin sıfatı olan doğruluk vasfını, hayatımıza rol model yapalım. Allah’ın, her zaman ve her yerde gözetleyici olduğunu, hiçbir zaman aklımızdan ve yüreğimizden çıkarmayalım.

Konumu bir ayet-i kerime meali ve Ziya Paşa’ya ait bir sözle bitiriyorum: “Ey İman edenler! Allah’tan korkun ve doğru söz söyleyin.”

İnsana sadakat yakışır görse de ikrah 

Yardımcısıdır doğruların Hazret-i Allah

Selam ve dualarla…





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Manken
    Manken
  • Atatürk
    Atatürk
  • Fantastik
    Fantastik
  • Yurdum İnsanı
    Yurdum İnsanı
  • Bebişler
    Bebişler
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Kapı Kapı Dolaşarak Halkımızla Bütünleşeceğiz
    Kapı Kapı Dolaşarak Halkımızla Bütünleşeceğiz
  • semih saygıner show
    resim yok
  • Haber Paketleri Tv Reklamı
    Haber Paketleri Tv Reklamı
  • İsmail Tunçbilek Derdin ne
    İsmail Tunçbilek Derdin ne
  • Aytaç Doğan İç Benim İçin
    Aytaç Doğan İç Benim İçin
  • Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
    Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
VİDEO GALERİ
YUKARI